Utanç, orjinal adıyla Buda Az Sharm Foru
Rikht, ingilizce çevirisini de yazalım, Buddha Collapsed Out Of Shame, İranlı
genç yönetmen Hana Makhmalbaf'ın ilk uzun metrajlı filmi. Soyadından da
anlaşılacağı gibi hanım kızımız, İran sinemasının gözbebeği Makhmalbaf
ailesinin bir üyesi, hatta en genç üyesi.
Filmi, ilk olarak 24. Uluslararası Film
festivalinde izledik, daha sonra bizde de çeşitli kanallarda yayınlandı.
Henüz izlemeyenlerin merakını kaçırmadan filmi
özetlemek gerekirse –ki yer yer ayrıntılar olacağı için spoil barındırabilir- Buda
heykellerinin yıkılması sahnesiyle başlıyor. Bilindiği üzere Taliban rejimi
2000li yılların başında buda heykellerini yıkmıştı.
Hikaye, bu heykellerin yıkıldığı Afganistan’daki
bu köyde geçiyor ve mağaraya benzeyen evlerde yaşayan ailelerin iki çocuğu, Baktay
ve Abbas kadraja giriyor.
Sonrası şöyle; Abbas, okuma yazma bilmeyen
Baktay ile dalga geçer ama aynı zamanda okuduğu hikaye ile de Baktay’ın okuma hevesini
daha da körükler. Küçük kız duyduğu utançtan dolayı okuma yazma öğrenmek ister
ve okula gitmek için serüvene atılır. Genel olarak hikaye küçük Baktay’ın
bundan sonra yaşadıkları üzerine kuruludur.
Film, gerçekçiliği ile belgesel tadında, kurgu
bağımsız ve amatör oyuncuların eşlik ettiği amatör ruha sahip etkileyici bir
yapım. İzlerken hem gülümsüyor hem de hüzünleniyorsunuz. İçerdiği mesaj ve metaforlar ama herşeyden daha çok başroldeki
küçük kızın masumiyeti ve okula gitmek için verdiği mücadele muazzam bir dille
anlatılmış.Hal böyleyken İran Sineması denince aklıma gelen, izlenesi filmler
listeme üst sıralardan girmiş durumda.
Son yıllarda çıtasını ve sesini yükselten
İran Sinemasının önemli filmlerinden biri Utanç. Zira bu filmde hem Taliban
rejimine hem de erkek egemen, savaşçıl ve kadını ikinci planda tutan anlayışa eleştiriler
getirilmiş. Filmin en akılda kalan repliği ise “ancak ölürsen özgür olursun”
oluyor ki uzun bir süre etkisinden çıkamayacağınız filmin bu mesajı da yüzünüze
aniden inen bir tokat kadar etkili.
Film, İspanya’da
San Sebastian Film Festivalinde Jüri Özel Ödülü, Roma’da ise UNICEF Özel
Mansiyonu almış. Bizde de uçan süpürge
Uluslararası Kadın Filmleri Festivalinde ödül aldı.
Yeni bir film değil ancak Hollywood filmlerinden
sıkılanlara, kısıtlı imkanlarla ve baskı altında olmasına rağmen -zengin Pers
kültürünün de sayesinde- güzel işler çıkaran, özellikle festivallerde öne çıkan
İran’ın etkileyici sinemasını öneriyorum.
Benim listemin başında
ise şu filmler var; Soraya’yı Taşlamak, Sarhoş Atlar Zamanı, Kirazın Tadı ve
animasyon film Persepolis.
Şimdiden iyi seyirler.
Sarhoş Atlar Zamanı,Kirazın Tadı ve Persepolisi seyretmiştim. mutlaka
YanıtlaSilseyredilmesi gerekenlerden. Sarhoş Atlar Zamanı favorim..
Kesinlikle çok iyi bir filmdi
Silmerhaba
YanıtlaSilblogunuzdaki yeni yazılar içim mail bildirim sistemi var mı acaba.
Ne yazık ki maille bildirim yapmıyorum. Sık sık ziyaretime beklerim
Sil