Bu hafta sonu en yakın arkadaşım evleniyordu ve ben de
Ankara’ya gittim. Cumartesi gidip Pazar dönünce gezmek için çok vakit
olmadı.
Daha önce de Ankara’ya gitmiş ve bir çok yerini gezmiştim hatta bir
keresinde hamama bile gitmiştim. Ankara bence yaşanacak bir yerden ziyade daha
çok birkaç günlüğüne gezilecek bir yer. Deniz görmeye ve İstanbul’un
curcunasına alışmış biri olarak Ankara sıkıcı geliyor.
Cumartesi günü düğün olması nedeniyle sadece Pazar öğlene
kadar vaktim vardı. Vakit kısıtlı olunca tek tercihim elbette Ata’mın yanı başı
oldu, Anıtkabir’e gittim. 23 Nisan’da hınca hınç dolu olan Anıtkabir’i Pazar
günü boş bekliyordum üstelik erken saatte gitmiştim ama yine ziyaretçi akını
vardı.
Anıtkabir’e gitmemiş olan varsa orada nasıl hissedildiğini
anlatmak çok zor. İnsan hem tarihiyle karşılaşıyor hem gururla karışık bir
duygu yoğunluğu yaşıyor. Özellikle Atatürk’ün şahsi eşyalarının sergilendiği
bölümü gezerken gözyaşlarına hakim olmak çok zor.
Ata’mızın kıymetini daha iyi anladığımız bu günlerde ben de birkaç
fotoğraf paylaşmak istiyorum.
Meşhur Aslanlı Yol
Nöbet tutan askere yoğun ilgi vardı
Askerle selfie çeken bir teyze ve torunu
Minik bir ziyaretçi
Bu hafta sonu yine kısa bir gezimiz olacak. Konya’ya gidiyorum. Paylaşımlar gelecek.
Sevgiler.
0 comments