İstanbul’da artık her gün her semtte onlarca mekan açılıyor. İster işimin bir parçası olsun , ister eş dost için yer araştırıyor olayım artık yeni yerleri keşfetmek için büyük bir merak ve istek içerisindeyim. Mekan hafızama yüklediğim yerlerden bazıları yavaş yavaş siliniyor bazıları yerini daha da sağlamlaştırıyor. Gitmekten mutlu olduğunuz ve vakit geçirirken sizi kelimenin tam anlamıyla “germeyen” yerler artık ikinci eviniz oluyor. Çünkü artık yemek yediğimiz ya da sadece bir kahve içmek için bile uğradığımız yerlerde evimizin konforunu ve elbette iyi hizmeti arıyoruz. Sizi bilmem ama ben gün geçtikçe bu konuda daha bilinçlendiğimizi ve biraz da artan mekan sayısının bizi bilinçlendirdiğini dolayısıyla doğru seçimlere yönelttiğini düşünüyorum. İşte bu yüzden ben keşfettikçe sizinle de paylaşıyorum.
Bahsetmek istediğim mekan son zamanlarda Nişantaşı’nın en gözde yerlerinden biri haline geldi. Formül çok basit; şık ve rahat bir ortam, kaliteli hizmet!
St.Regis Otel ve bünyesindeki Spago Restaurant ile St. Regis Brasserie’den
bahsediyorum. Bu kadar kısa zamanda bu iki mekanın yakaladığı başarıyı
gözlemlemek çok hoş. Her saat başı bir mekan açıldığını ve bunların bir çoğunun
bir iki sene içinde piyasadan silindiğini gördükten sonra “gerçekten iyi”
mekanların devam etmesini daha çok ister hale geldim.
St.Regis İstanbul’a ilk ziyaretimiz Spago’nun 2 Michelin yıldızlı, dünyaca ünlü
şefi Wolfgang Puck’ın daveti üzerine oldu. Kendisi nezaket göstererek blog yazarlarıyla bir araya gelmek istediğini iletmişti ve biz de kendisiyle
keyifli bir akşam geçirmiştik. Spago’nun ve dolayısıyla Wolfgang Puck’ın İstanbul’a
yepyeni bir lezzet kültürü getirdiğini henüz ilk ziyaretimizde gözlemledik ve
çok mutlu olduk. Spago St. Regis’in terasında bulunuyor, manzarası ve atmosferi
çok hoş.
Dünya mutfağından lezzetleri tadabileceğiniz, harika kokteyllerini yudumlayabileceğiniz, arkadaşlarınızla gidip keyifle sohbet edebileceğiniz şık ve rahat bir mekan. Kokteyller ve tatlılar o kadar başarılıydı ki sonraki günlerde de mekanı ziyaret etmekten kendimizi alamadık.
Dünya mutfağından lezzetleri tadabileceğiniz, harika kokteyllerini yudumlayabileceğiniz, arkadaşlarınızla gidip keyifle sohbet edebileceğiniz şık ve rahat bir mekan. Kokteyller ve tatlılar o kadar başarılıydı ki sonraki günlerde de mekanı ziyaret etmekten kendimizi alamadık.
Başka
bir gün de otelin girişindeki St. Regis Brasserie’yi deneyimledik. Daha
şimdiden sağlam bir müşteri profili oluşmuş, havaların güzelleşmesiyle birlikte
daha da hareketleneceğe benziyor, umarım ileriki günlerde yer bulabiliriz:)
Spago’nun menüsü gibi Brasserie’nin
de muazzam bir menüsü var. Hemen favorilerimden bir menü oluşturabilirim;
Kinoa Salatası
Ravioli
Kuzu İncik
Pavlova
Hepsi
St. Regis İstanbul’un Executive Şefi Gürcan Gülmez’in ellerinden çıkıyor ve
muhteşemler. Bartenderların hazırladığı leziz kokteylleri de unutmamak gerek.
Yaz
günlerinde keyfini daha da çıkarabileceğimiz mekanların olması bizi şimdiden
mutlu ediyor. Arkadaşlarla buluşmalar, küçük kutlamalar ya da sadece canınız
çektiği için kokteyl içmeye gidebileceğiniz, en önemlisi hem rahat edip hem
kaliteli hizmet alabileceğiniz Nişantaşı’nın bu yeni noktasını şiddetle
öneriyorum. Keyifli günler!
Adres: Mim Kemal Öke Cad No 35 Nişantaşı Şişli
Telefon: 0212 3680000
http://www.thestregisistanbul.com/
0 comments