Elinde sımsıkı tuttuğu telefonun ışığı yandığında dağınık saçları arasındaki ıslak yüzüne kocaman bir gülümseme yayıldı. Mesajda yazan herşeyi önce kelimelere sonra harflere bölerek tekrar tekrar okudu. Derin bir nefes alıp başını yasladı ve gözlerini kapattı.
Taksi şoförünün sesiyle kendine geldiğinde hala gözleri kapalı gülümsüyordu. İndiğinde soğuk hava saç diplerinden ensesine inip ürpertti kadını. Oturduğu siteden içeri girerken yüzünde asılı kalan gülümsemeyi üzerine alındı güvenlik görevlisi ve daha büyük bir gülümsemeyle karşılık verdi. Yağmaya devam eden yağmura rağmen adımlarını hızlandırmadı. Ayakları geceyi bitirmek istemez gibi ağır ama uçar gibi hafifti.
Tanışalı henüz bir kaç gün olmasına rağmen hemen her gün görüşür olmuşlardı. Fırsat buldukları her an birbirlerine yazıyorlardı. Herşeyden ama en çok da içine düştükleri bu heyecan fırtınasının şaşkınlığından bahsediyorlardı. Göremedikleri büyük bir güç onları inanılmaz bir hızla birbirlerine doğru itiyordu.
Kadın adamı tanıdığından beri hayatındaki tüm sıkıntıların buharlaşıp uçuşunu hayretle farkediyordu.
Kapıyı açıp içeri girer girmez bilgisayarın başına gitti. Henüz ayrılmış olmalarına rağmen mesaj gelip gelmediğini kontrol etti. Dosyalardan birinden resmini bulup açtı ve gözlerinin içine bakarak gülümsedi.
Mutfağa geçip dolaptan sütü çıkardı, bardağa boşaltırken beraber geçirdikleri günü düşündü. İlk buluşmalarıydı ama birbirlerini yıllardır göremeyen iki sevgili gibi sarılmışlardı. Adam ve kadın biraraya gelebilmenin inanılmazlığına birbirlerine kenetlenmiş gözlerle bakıyorlardı. Sanki biri kafasını çevirse diğeri ortadan kaybolacakmış gibi tedirgin yürüyüp kalabalığa karıştılar.

Sabahın ilk ışıkları odaya dolarken elleri kenetli birbirlerine gülümsediler ve huzurlu bir uykuya daldılar..
0 comments